KurdîTürkçe
agir (n)
- ateş, od * şaristanî ji agir çêbûye uygarlık ateşten doğmuştur
- ateş (tutuşmuş olan cisim) * sotikê agir ateş közü
- ateş (ısıtma veya pişirme için kullanılan yer veya araç) * min xwarin ji ser agir danî yemeği ateşten indirdim
- ateş (patlayıcı silahların atılması) * agirê topan heya nîvê şevê dom kir top ateşi gece yarısına kadar sürdü
- ateş, hararet, kızdırma (yüksek vücut ısısı) * agirê canê nexweş rabû hastanın harareti arttı
- yangın
- ateş (tehlike, felaket) * hûn xwe diavêjin nav agir kendinizi ateşeatıyorsunuz
- yaramaz (haşarı)
- acı, zehir zemberek (son derece acı) * îsot eynî agir e biber zehir zemberek
- ateş, çok çalışkan * eynî agir e çokçalışkan biri
- ateşli (coşkulu, coşkun)
