Ferheng Kurdi
KurdîTürkçe

axivîn (I) (l/ngh)

  1. konuşmak* zarok hîna naaxive çocuk daha konuşamıyor
  2. konuşmak (söylev vermek, konuşma yapmak) * ez dê vê hefteyê di civînê de biaxivim bu hafta toplantıda konuşacağım
  3. konuşmak (konuşma dili olarak kullanmak) * zimanê kurdî xweş diaxive Kürtçeyi güzel konuşuyor
  4. konuşmak (düşüncelerini herhangi bir araç kullanarak anlatmak) * mirovên lal bi îşaretan bi hev re diaxivin dilsiz olanlar birbiriyle işaretlerle konuşur
  5. konuşmak (ilişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek) * em bi kesên li qata jêrê re diaxivin alt kattakilerle konuşuyoruz
  6. konuşmak (belli bir biçimde söylemek)* di qirika xwe de diaxive genizden konuşuyor
  7. konuşmak (şık ve zarif görünmek)


axivîn (I) (m)

  1. konuşma


axivîn (II) (m)

  1. depreşme (yeniden ortaya çıkmak, nüksetme)
  2. yangılama, irinlenme, iltihaplanma


axivîn (II) (l/ngh)

  1. depreşmek (yeniden ortaya çıkmak, nüksetmek)
  2. yangılamak, irinlenmek, iltihaplanmak