KurdîTürkçe
Peyva Îro
daketin
- inmek (yukarıdan aşağıya doğru gelmek)
- inmek (bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak)
- inmek (bir yerden başka bir yere gitmek, varmak) * di çaxanê xortaniyê de em dadiketin ber devê deryayê gençlik dönemimizde denize inerdik
- inmek (alçalıp eski durumuna gelmek) * av daketiye sular inmiş
- inmek, düşmek (değeri düşmek)* fiyeta zêran daket altın fiyatları indi
- inmek, eksilmek (sayısı azalmak) * di rojên dawî de hejmara me daketibû deh kesan son günlerde sayımız on kişiye inmişti
- inmek * werma birînê daket yaranın şişi indi
- düşmek (yağmak)* berf li çiyayan daketiye dağlara kar düşmüş
- düşmek (hızı, gücü, değeri azalmak)* qîmeta pere daket paranın değeri düştü
- kaymak *stêr ji esmên daket gökte yıldız kaydı
- ağmak, aşağıya inmek
- alçalmak (yüksekten aşağıya doğru inmek) * çivîk geh bilind dibû û geh jî dadiket kuş bir yükselip bir alçalıyordu
- çöğmek, alçalmak
- çöğünmek (bir yanı çökerken öbür yanı kalkmak)
- çökmek (dibe oturmak) * telpa qehweyê daketiye binê fincanê kahvenin tortusu fincanın dibine çökmüş
- gerilemek, inmek (daha aşağı bir dereceye düşmek) * fiyet daketin fiyatlar geriledi
- çiftleşmek (genellikle hayvanlar için) * nêrî daket bizinê teke keçiyle çiftleşti
- doğmak, olmak, türemek
