KurdîTürkçe
bav (n)
- baba (çocuğu olmuş erkek) * piştî zewaca xwe bi du salan bû bav evlendikten iki yıl sonra baba oldu
- baba (bir çocuğa göre kendisinin dünyaya gelmesinde etken olan erkek)
- baba (yaratıcı, kurucu kimse) * Herodotos bavê dîrokê ye Herodotos tarihin babasıdır
- baba (koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse; bir ülkeye veya topluluğa yararlı olmuş kimse)* bavê feqîr û xizanan fakir fukara babası
- göbek, batın, gömlek * du bav bi wê de kalê wî filan kes e iki gömlek yukarısı dedesi filancadır * ew, ji bavê çaran de dibe kalê wî o, dördüncü batından dedesi oluyor
- öküze çift sürme esnasında söylenen ünlem
