KurdîTürkçe
hawir (n)
- çevre, etraf,dolay, dolayı * hawir lê girtine etrafını tutmuşlar
- ortam (canlı bir varlığın içinde bulunduğu maddi ve doğal şartların tümü) * ew di hawirekî zengîn de dijî o zengin bir ortamda yaşıyor
- ortam (bir kimsenin veya insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü) * hawirê xebatê çalışma ortamı
- ortam (yakın çevre)
- ortalık *li hawir kes nîn bûn ortalıkta kimseler yoktu
